MERHABA BEN TÜRKAN KOCAM İŞ İCABI IRAKTA UZUN ZAMANDIR SİKİŞMEDİM YANIYORUM ATEŞİMİ SÖNDÜRÜCEK BEYLER ARASIN!
NUMARAM: 0035 351 57 32

azgınlıktan ölüyordum

8 Ekim 2020

Altmışlı yıllarda okula gidiyordum. O zamanlar, kız olsun oğlanolsun, siyah önlük giyerdi ilkokul çocukları. Hatta bir kısım okullardabile böyleydi. Önlükleri de büyük çoğunlukla anneler bu işe mahsuspamuklu siyah kumaştan biçer ve dikerlerdi. Öyle konfeksiyonlar hazırgiyimler yoktu. Hemen herkes çapına göre ısmarlama giyinirdi. Bu yüzden deterzi kültürü yaygındı. Tabii bu dikişler esnasında itinalı anneler,önlüğün o sıradan biçimini—adı üstünde işte önlük—aşmaya, imkan dahilindeufak tefek kesim özellikleriyle ona bir kişilik katmaya çalışırlardı.Olmazsa dikişi daha iyi olan bir komşunun yardımına başvururlardı.okulun üçüncü sınıfına başlayacağım sene. Henüz okulaçılmamış—okullar Eylülün ilk haftasında açılıyor. Ağustosun ikinci yarısındayız.Temmuzun boğucu sıcakları yok, hava kırılmış; ama yine de iliklere işleyenkuruca güzel sıcaklar devam ediyor. Bu sene önlüğüm yenilenecek.Komşumuz Hediye hanıma Bursadan akrabası bir genç kız—isminihatırlayamıyorum—gezmeye misafir gelmiş. Dikişi de var. Annem için iyi bir fırsat,rica ediyor, abla da kabul ediyor.O yıllarda ablaları çok severdim. Niye acaba? Zannedersem şöyle: Birkere ablalar yaşça benden yeterince büyük oldukları için aramızda yailişkisizlik oluyor ya da sempati oluyordu. Yani, yakın yaşlardabulunmanın, akran olmanın getirdiği çözülmesi gereken, iletişimin tabii sorunlarıbulunmuyordu. Aslında aynı durum ağabey konumunda olanlar için degeçerliydi. Ablalarla olan bu sevgilerde aslında erotizm yoktu, ama onunöncülleri vardı. Çünkü onlar olgunluğun, erinliğin bana en yakın duran enküçük nümuneleriydi.Bir gün tuhafiyeciye gittik, kumaşı aldık eve getirdik. Başka bir günde komşumuza ikindi oturmasına gittik. Abla o ziyaretimizde ölçümü aldı,hazırlıklarını yaptı. İlk kez bir yabancı bayan bu kadar yakın vebenimle ilgili oluyordu. Elleri ne kadar güzeldi. Taze, yorulmamış, biçimli,işini itina ile yapan, mezroyu zerafetle tutan, ölçü alan eller.Diyebilirim ki ‘el güzeldir’i ilk kez o zaman tanıdım, bildim.Bir hafta kadar sonra bir öğlen üstü tekrar ziyarete gittik, bu seferolmak için. Abla önlüğümü biçmiş, parçalarını kabaca birbirinetutturmuş, şimdi bir de üstümde deniyecek. Çıkar üstünü evladım diyorlar.Hava sıcak, hafiçe terliyim. Gömleğimi çıkartıyorum, biraz sıkılıyorum.Abla çok hoş japone kollu dekolte—göğsü ve sırtı geniş kesimli—basmabir entari giymiş. O zamanların giyiminde böylesi gözde. Askılı bluzlarvesaire pek yok.Abla hafif esmer. Kolları çok güzel, yüzü de; ya da bana öylegörünüyor. Saçları simsiyah ve kısa kesimli. Ağzına bir sürü toplu iğne almışdudaklarını büzerek onları bir uçları dışarıda olmak üzere orada öylecetutabiliyor. Nasıl da maharetli. İğneleri tutmak için toplanmışdudakları daha da dolgun görünüyor. Aslında konuşsa diyorum içimden, konuşsa dadudaklarının tabii halini görsem. nedeniyle bana doğru sağımasoluma eğiliyor, doğruluyor. Ne kadar yakın bana. Tanrım ne kadarayrıntıyı görebiliyorum, daha doğrusu algılayabiliyorum. Kımıldadıkçagöğüsleri de kımıldıyor, dekolteye rağmen öyle pek görünen bir şey yok.Göğüsler benim için hala daha çocuksu bir sevginin, merhametin ve şefkatinyeri, yani daha safiyane bir bağır. Ama buna rağmen göğüslerde bunlardanbir adım ötede başka şeylerin de bulunduğunu, daha doğrusu bulunacağınıhissediyorum. Kumaşın altında bile ne kadar canlılar.Ağzından iğne almak için elini ağzına her götürdüğünde terlemişkoltukaltlarını görüyorum. Ne kadar mahrem bir yer. Terinin ve tenininkokusunu duyuyorum. Hoşuma gidiyor. Koltuklatlarında genişçe bir alan sıkfakat yeni uç vermiş gür siyah kıllarla kaplı. İlk defa görüyorum. İçimdenkadınlar böyle oluyor demek diye geçiriyorum. İğnelerin hepsikullanıldı. Abla konuştu: Sıkıldın mı? Birazdan bitecek, çıkaracağım önlüğünü.İşini güzelce yapabilmesi için hiç kımıdamadan tam da talimatlarına göreduruyorum, ya da pek az kımıldıyorum; ve aslında yorulmama rağmen hiçde bitsin istemiyorum.Sonunda bitti itina ile önlük çıkarıldı, yeniden gömleğimigiyindim. ya uyumlu davrandığım için kocaman bir aferin aldım. Tabii kiçok sevindim. Ablaya tutuldum galiba. Acaba o da bana farkında olarakveya olmayarak ne verdiğini bildi mi, hissetti mi? Hiçbir şeyhissetmemiş olmasını mümkün görmüyorum. Ama bana bir şey hissettirmedi, yani birbakıma yüzlemedi. Bu yüzden onu daha çok sevdim