MERHABA BEN TÜRKAN KOCAM İŞ İCABI IRAKTA UZUN ZAMANDIR SİKİŞMEDİM YANIYORUM ATEŞİMİ SÖNDÜRÜCEK BEYLER ARASIN!
NUMARAM: 0035 351 57 32

Yıllar sonra lise aşkımı bulmuştum

6 Aralık 2022

Daha önce size yıllardır görmediğim lise aşkımla yaşadıklarımı
yazmıştım. Tabi ki daha sonra görüştük ve bir çok defa birlikte olduk
bunları da size sırasıyla yazacağım. Ama başımdan geçen enteresan bir
olayı anlatayım. Pazar günüydü ofiste tadilat olduğu için sabah evden
çıkmış günlerden Pazar olmasının ve ofise gitmenin can sıkıntısıyla
arabama binip yola koyuldum. Akşam yağmur yağmış ve hala
atıştırmaktaydı. Hava soğuk değildi ama tatlı bir serinlik, bir esinti
vardı. Arabayla caddeden ofisin bulunduğu sokağa dönerken hiç fark
etmediğim birkaç kişi kaldırımda karşıya geçmek için bekliyorlardı tabi
ben fark ettiğimde biraz geç oldu, yolda ki su birikintisine girmiştim
ve yan yana duran 3 kişiden bana yakın tarafta duran kızcağızın üstüne
bir hayli su sıçramış kız daha önde ve bana yakın tarafta olduğu için
diğer iki kişiye su gelmesini önlemişti. Bir an tereddüt ettim
yavaşladım gideyim dedim ama yapamadım durdum ve arabanın sağ ön camını
açtım ben ne yaptım gibisinden alt dudağımı ısırıyordum. Diğer iki kişi
bir kadın ve bir erkek kızın düştüğü duruma hafif gülümseyerek karşıya
geçtiler .kız söylenerek arabaya yaklaştı ve

• Gördün mü yaptığını, kendinle gurur duyuyor olmalısın.

dedi kendimi tutamadım ve hafif gülümseyerek

• Ama ben yani şey yanlışlık oldu sizi fark etmedim

filan derken

• SALAK ŞEY

Deyiverdi ve ben bozulmuştum arabadan inip kızın yanına gittim ve

• Üzgünüm ama salak değilim. Fark etmediğimi söyledim. Kötü bir durum
ama yine de salak deyip hakaret edemezsin. Çekip gitmedim ve üzgün
olduğumu söyledim. Bir hatadır oldu, yapabileceğim bir şey varsa
söyle…

• İşe geç kalıyorum ve bu şekilde işyerine gidemem. Üstümü değiştirmem
gerek.

• Yapabileceğim bir şey varsa söyle, yok hala kızgın ve hala salak
olduğumu düşünüyorsan ben gideyim ama gitmek istediğin bir yer varsa
seni bırakabilirim.

• İş yerini arayıp geç kalacağımı söylemem gerek

Dedi ve cep telefonumu çıkarıp uzattım hemen telefonu aldı birkaç adım
attıktan sonra numarayı çevirdi ve konuşmaya başladı başına gelenleri
anlatıyordu bende de adamın biri diye bahsediyordu bu arada bende ofise
ulaşamamanın verdiği telaşla bekliyordum. Emindim ki gelen ustalar
ofisin kapısında beni bekliyorlardı. Konuşmasını bitirdi ve telefonu
uzattı.

• Eee halledebildin mi

• Evet ama şimdi acilen eve gitmem gerek

• Seni götüreyim ama önce ofise gitmem gerek bi 5 dakika arabada oturup
beklersen seni bırakabilirim.

Öylece baktı ve peki dedi beraberce arabaya bindik ve ofise hızla
geldik. Yolda bana

• Bu şekilde kullanırsan daha başına neler gelir diye söylendi

Kızdırmamak için hiç bişi söylemedim ve ofisin önünde durup yukarı
çıktım. Tahmin ettiğim gibi adamlar kapıda bekliyorlardı. İkisi
merdivenlere oturmuş biri cep telefonuyla konuşuyordu beni görünce hıh
tamam geldi dedi

• Pardon usta ya geç kaldım kusura bakmayın

Deyip kapıyı açtım ve içeri girdik mutfağın kapısını açıp çay
demleyebileceklerini söyledim ve yarım saat içinde döneceğimi bir yere
uğramam gerektiğini söyleyip bana ihtiyacınız olursa cep numaramı buraya
yazıyorum deyip fırladım ofisten.
Aşağı indim ve arabaya bindim pardon deyip ne tarafa gideceğimizi
öğrenip yola koyuldum. Konuşmuyordu, elinde bir buruşmuş bir selpak
vardı ve elinde sıkıyordu yan gözle hafif hafif gözden geçiriyordum. 25
yaşında vardı yoktu ben deyim 25 siz deyin 27. Hoş bişidi aslına
bakarsanız. Üzerinde krem renk bir etek beyaz bir bluz ve ceket vardı.
Boynunda fular bağlıydı. Boyu biraz daha uzun olsa hostes
diyebileceğiniz bir cicilikte gösterişte bir kızdı. Sanki bütün
hostesler muhteşem oluyor da. Bide hostes maceram var benimde oradan
biliyorum. Her neyse
• Nerede çalışıyorsun
Diye ilk lafı ben attım İstanbul un kaliteli otellerinden birini söyledi
• Bak bu hiç aklıma gelmedi ben seni hostes zannettim

• Neden, neden hostes zannettin

• Ne bilim kıyafetin belki, beklide hostesler çok hoş ve zarif olur o
yüzden
Hafiften gülümsedi. İlk defa gülümsediğini gördüm zaten bir saattir de
gülmesi gereken bişi olmamıştı üstü başı rezil olmuştu.
• Peki niçin otelde kendinize yedek bir kıyafet bulundurmuyorsunuz.

• Aslında bulunduruyoruz iki takım kıyafetim var ve ben dün otelde ki
temizleme servisinden ikisini de aldım.

• Fazla konuşkan değilsin.

• Ne konuşabilirim ki

• Nerelisin mesela

• İzmir

• Belli zaten

• Nereden belli

• İzmir li kızlar güzel olur

• Sana tekrar salak demimi ister misin
İşte bu lafıyla yamulmuştum ben onunla samimi olmaya çalışıyordum o bana
ters davranıyordu.
• Tabi ki istemem

• O zaman benimle bu şekilde konuşma

• Nasıl konuşmayayım

• Yok hostes zannetmiş, yok İzmirli olduğumu anlamış yok İzmirli kızlar
güzel olurmuş
Yamulmanın ikinci devresini yaşıyordum ve beni bu şekilde terslemesi
bana ateş basmasına yetmişti. Yüzüm kızarmıştı, işin kötü tarafı kızın
üstünü başını rezil etmiştim ve bu suçluluk duygusu kıza ters davranmamı
engelliyordu. Normalde böyle bişi olsa onu yolun ortasında indirir
basıp giderdim. Ha bide şu var ki normalde neden benim arabama binsin
ki…
Susup kös kös araba kullanmaya devam ettim, ara sıra yan gözle
bakıyordum. Hala elinde ki selpak`ı yoğuruyordu. Bacaklarına küçük
bakışlar atmaya başladım. Eteği diz üstündeydi ve sol bacağının üstünde
yırtmaç vardı. Günün en iyi görüntüsü buydu. Bu kızı görünce insanın o
otele gidip kalası geliyordu. Aklımdan kötü kötü şeyler geçmeye başladı.
Yok arkadaş acımayacaksın duracaksın yolun kenarına yumulacaksın. Ne
güzelde dudakları var diye düşünürken
• Sağdan girelim
Dedi ve ben yani günün suçlusu tabi ki döndüm.

Üç dört yüz metre sonra durmamı söyledi ve bende durdum.
• Hemen çıkacaksan bekleyebilirim

• Hayır taksiyle giderim artık.

Dedi ve indi.
Teşekkür bile etmemişti. Apartmana girip kapıyı kapatırken öylesine bir
baktı ve apartmanın içinde kayboldu. Höt gibi kalmıştım ya. Tamam üstünü
başını rezil etmiştim suçluydum bunu biliyordum da özür dilemiş ve
üzgün olduğumu söylemiştim. Bir suçlu olarak da verilecek tüm cezalara
razıydım ama ben bu cezayı yatakta filan çekmeyi tercih ederdim. Hoş bi
kızdı ve yatakta bana ne isterse yapmasına izin verebilirdim.
Tam oradan ayrılmaya başlarken o bacaklar o yırtmacın duruşu gözümün
önüne geldi ve elimi penisime atıp düzeltme ihtiyacı hissettim. İlerden
dönüp biraz geride durdum ve bekleme başladım. Onu hayal ediyordum. Bu
iş bu şekilde bitmemeliydi. Düşündükçe daha da etkileyici bir hal aldı
bu kız. Ben hayal aleminde dolaşırken apartmanın kapısı açıldı ve aynı
kıyafetin temiziyle tekrar gözüktü. Dönüp bakmadı bile, görmemişti beni.
Hemen hareket edip camı indirdim ve beni görünce suratında ki ifade
çattık belaya gibi der gibiydi ve bana
• Bekleme taksiyle giderim demiştim.

• Binmek mi istersin yoksa tekrar su sıçratmamı mı?
Gülümsedi. İkinci kez gülümsediğini görmüştüm ve resmen bu gülümsemesi
beni alıp bi yerle götürmüş ve bir daha geri getirmemişti. İçim de
bişiler oluyordu ve ben bu kızı şiddetli biçimde istiyordum. Hımmm mmmmm
diye inlemesini istiyordum. Bu kızın inlediğini duymak onunla sevişmek
istiyordum.
• Tamam suçluyum kabul ediyorum ama üzgünümde istemeyerek oldu ve ben
bunu telafi etmek istiyorum. Bu kadar ters davranmak zorunda mısın,
zaten kendimi yeterince kötü hissediyorum. Kaç kere özür dilemem
gerekiyorsa dileyeyim. Yeter ki beni affet.
• Peki tamam ters davrandım ama benim yerimde kim olsa aynını yapardı.
Beklide daha fazlasını. Orada durduğunda sana basbas bağırıp kafana
çantamı indirebilirdim ama yapmadım. Ve lütfen unutalım.

• Peki haklısın. Ama kendimi sana affettirmek istiyorum. Yoksa kendimi
kötü hissedicem.

• Tamam affettim seni

• Adın ne

• Sibel

• Sana yemek ısmarlamak istiyorum
Tekrar gülümsedi ve havadan sudan bir hayli konuştuk. Bana telefonunu
vermedi ama zaten bu otelde çalışan ve adını bildiğin birine ulaşmak ne
kadar zor olabilir di ki. otele bırakıp ofise geri döndüm, yaklaşık bir
buçuk saatimi almıştı bu olay.
Ustalar çalışıyolardı ve odama gidip oturdum. Aklımdaydı. Şöyle bir
detaylı düşündüm. Bacakları çok güzeldi, ten rengi çorabın içinde çok
hoş bir görüntü veriyordu. Yüzü bebek gibiydi zaten, elleri ve bilekleri
bileğindeki ince sade zincir ellerinin ve bileklerinin zerafetine
yakışmıştı. Apartmanın kapısını açarken eğilmiş eteği gerilmiş ve
kalçası tüm hattıyla çıkmıştı ortaya. Ama külot izi yoktu. Acaba külot
giymiyor muydu. Odamda oturup bunları düşünüyordum ve penisim kas katı
kesilmişti.
Kendime hakim olamadım ve tuvalete gidip penisimi sıvazlamaya başladım.
Onu düşünerek kendimi tatmin ediyordum. Kısa bir süre sonra boşaldım.
Tuvalet kağıdı koparıp ortalığa bulaşan menileri ve penisimi
temizledikten sonra çıktım tuvaletten. İnanmıyorum ya ben evliyim ve 31
çekerek kendimi tatmin ediyorum. Gerçi eşim 2 haftadır memlekette ama
gene de 31 çekmek ağırıma gitmişti.
İki gün sonra ofiste oturuyorken kendi kendime arayayım mı aramayayım mı
diye ikilemde kalıyorken dolabımı açıp hotelguide`ı bulup çıkardım ve
otelin telefonunu çevirdim ve çıkan kıza Sibel hanım lütfen derken acaba
kaç tane Sibel var diye düşünüyordum. Telefondaki kız hiç bişi
söylemeden beklemeye aldı ve belli ki bi yerlere bağlıyordu beni.
Telefon açıldı. Çıkan kıza tereddütlü bir şekilde.

• Sibel hanım

• Sibel hanım yok nasıl yardımcı olabilirim

• Hımm ben Sibel in arkadaşıyım ne zaman gelir

• Bu gün öğleden sonra gelecek 3 te başlıyor mesaisi

• Peki teşekkür edim
Telefonu kapattığımda fark ettim ki elim penisimin üzerinde karıştırıp
duruyor. Üff yan oluyoruz dedim kendi kendime. Oturup boş boş bakışlarla
saatin 3 buçuk olmasın bekliyordum. Kendimi bir türlü alamadım onu
düşünmekten. genç kız. Sevgilisi vardır mutlaka, arkadaşıyla birlikte
oturuyormuş öyle söylemişti. Arkadaşım dediği sevgilisi olmasın sakın.
Kendi kendime düşünüp yorumlar yapıyordum. Nihayet saat 3 olmuştu ve ben
yarım saat daha oyalandım. Ve telefona sarıldım. Yine aynı şeyler ve
ben telefonun bağlanmasını bekliyorum. Telefon açıldı ben yine
tereddütle

• Sibel hanım

• Buyurun

• Hıh sen misin

• Pardon

• Bu gün seni aradım sabahtan yoktunda

• Tanıyamadım pardon

• Benim nasıl tanımazsın hani çok kızdığın

• Pardon ya tanımadım

• Ya ama sana su sıçratan kaç tane salak şey var İstanbul da nasıl
tanımazsın

• Hııı senmisin
İnsan telefonda gülümsediğinde fark edildiğini biliyor musunuz.
Gülümsemişti ve ben fark etmiştim.

• Sen miydin arayan söylediler arkadaşın aradı diye ama

• Tabi senin çok arkadaşın var ve kimin aradığını nereden tahmin
edeceksin.

• Yok çok fazla arkadaşım olduğu söylenemezde
Dediğinde heyt be diye fırlayacaktım bana göre bu erkek arkadaşının
olmamasına işaretti.
• Anladım ben daha arkadaşlık mertebesine ulaşamadım.

• Yani seni arkadaş olarak düşünmedim. O yüzden seni tanıyamadım.

• Peki ne zaman gidicez.

• Nereye

• Yemeğe
Yine gülümsedi ve ben anladım bunu
• Sanırım bu gün gidemeyiz çünkü ben 23 te işten çıkıcam

• Ok seni 23:15 alırım otelin önünden

• Bak ben gidebiliriz demedim ki hem saat gecenin 11 de ne yemeği bu

• Ya olsun beklemeye tahammülüm yok kendimi sana affettirmem gerek ve
sen buna izin vereceksin dimi.

• Peki ama yani o saatte nerede ve ne yiyebiliriz ki

• Tamam bırak onu ben düşüneyim.
Telefonu kapatınca bağırmak geldi içimden. Beni istemeseydi bu şekilde
davranmazdı, kabul etmezdi. Ya beni istiyor, yada çok saf diye düşündüm.
Saatler geçmek bilmedi o otelde çalışıyordu ben burada vakit geçsin diye
kuduruyordum. Akşamüzeri eve çıktım eve vardığımda nereye götüreceğimi
ne yapacağımı planlıyordum. Ev girer girmez banyoya koştum bir duş alıp
salonda televizyon seyretmeye başladım. Kafamı dağıtmaya çalışıyordum.
Memleketteki eşimi arayıp hal hatır vs. konuştum ve yorgun olduğumu
hemen yatıp uyuyacağımı söyledim. Çok büyük bir operasyon içindeydim
doğrusu birazda korku yok değildi. Açıkçası biri görür biri duyarsa
hayatım altüst olurdu. Ama işin cazibesi büyük. Kim ne derse desin erkek
eşi için deli divane olsa bile fırsat çıktığında yapmayacağı şey
yoktur. Nerden mi biliyorum?. Kendimden tabii.
Saat 22:00 olmuştu ve zannettiğim kadar sıkıcı geçmemişti zaman. Giyinip
kendime son bi defa aynada baktıktan sonra (yakışıklı bi adamım ben ya)
evden fırladım hemen. Yarım saate kadar otele vardım ve hiç içeri
girmeden otelin önünde beklemeye başladım otelin araba park edilen
yerine bile girmedim. On onbeş dakika kadar sonra telefon açtım ve
kapının önünde beklediğimi söyleyince biraz şaşırdığı anlaşılıyordu.
Peki işim biter bitmez gelicem dedi. Geçmek bilmeyen dakikalar geçti ve
otelin giriş kapısının yanındaki kapıdan gözüktü. İşte tam bu anda
ölecektim az kalsın. Kalbimde çarpıntı başlamıştı. Acaba onun için
yaptığım planları bilse gelirmiydi.
Neyse sahile indik ve Sarıyer tarafına doğru yol almaya başladık.
Havadan sudan konuşup üzerine gitmemeye çalışıyordum. İstanbul da sahile
inen hemen herkesin bildiği lüks bir balık lokantasının önünde durduk.
Sahibi de meşhur biriydi buranın. Buranın geç saatlere kadar açık
olduğunu biliyordum. Arabadan indik ve içeri girdik. Masaya oturunca
• Böyle bir yere geleceğimizi bilsem gelmezdim

• Neden

• Önlüklü okul çocukları gibiyim

• Abartma canım çok hoşsun
Dediğimde gülümsedi. O gülümsediğinde bende eriyordum. Tam benim erimem
biterken garson geldi ve bildik şeyler işte.
Bi hayli ısınmıştık birbirimize bana kızgınlığı da geçmişti sanırım. Ben
inanamıyordum yaklaşık benden 4-5 yaş ufak çok güzel çok alımlı bir
kızla sahilde yemek yiyorduk. Hiç bişeyi reddetmiyor, benimle karşılıklı
rakı içiyordu. İçki malum insana bir rahatlık ve zevk verir. Sohbet
ediyor gülüşüyorduk.
• Ben artık içmicem sarhoş olmak üzereyim.

• Olsun tatlım evini biliyorum ben seni bırakırım ama bişi söyleyeyim mi
ben şimdi kendi evimi hatırlamıyorum

• Olsun sende bizde kalırsın
Deyip güldü ve ben orada koptum işte. Yarım saat sonra kalkmak için
hareketlendik saat 3ü geçmişti. Lokantanın kapısından çıkarken elimi
sırtına koydum ve oda elini belime atıp sessizce
• Baya baya içmişiz hııı

• Evet
Dedim sadece ben yine başka bi yerlerdeydim sarılır gibi duruyorduk
ağırlığını bana veriyordu.
Arabam gelince hemen evine doğru yola koyulduk. Evin önünde durdum
• Gelecek misin yoksa gidecek misin

• Bilmem sence

• Hadi gel
Dediğinde arabayı yanaştırıp merdivenlerde buldum kendimi. Merdivenleri
ağır ağır çıkıyordu ve ben hemen arkasındaydım. Kalçaları bacakları her
şeyi önümde merdivenleri çıkıyordu. Üçüncü kata geldik ve dairenin
önünde durup çantasından anahtarları çıkarmaya çalışmasını izliyordum.
Anahtarları bulup çıkardı ve kapıyı açmak için uzattı.
• Uğraşamıcam şimdi açarmısın
Anahtarları alıp kapıyı açtım ve içeri girdik. Işığı yakıp üstümüzdeki
ceketleri çıkardık. İlk bakışta ev dağınık gibi gözüküyordu ama temizdi.
Dağınıklık dediğimde genç eviydi işte. Koltuğa oturdum. O antrede bir
şeyler yapıyordu. Kafasını uzatıp
• Kahve ister misin

• Evet çok iyi olur doğrusu

• Nescafe yapıcam ama türk kahvesi yapamam şimdi
Dedi ve mutfağa doğru gitti. Arkasından bende mutfağa gittim ısıtıcıya
su koyuyordu. Yaklaştım ve omuzlarından tuttum. Hafifçe kafasını çevirip
baktı. Eğer isterse türk kahvesi yapabileceğimi söyledim. Başını
çevirdi gülümsedi ve
• Türk kahvesi mi içmek istiyorsun

• Yok hayır sen içmek istersin diye söyledim.
Isıtıcının düğmesine bastı ve döndü içeri gitmek için dönmüştü.
Umuzlarından tuttum ve kendime doğru çekip sarıldım ellerini belime
koymuştu.
• Hala bana kızgın mısın yoksa affettin mi beni ?

• Kızgın gibi mi davranıyorum.
Dedi ve başımı geri çekip elimle yanağından tutup dudaklarına doğru
yaklaştım. Öylece bana bakıyordu. Dudaklarımı dudaklarına birleştirdim. O
güzel dudakları öpüyordum ve dilimi dudaklarının arasından kaydırıp
diliyle oynaşmaya başladım. Hiç tereddütsüz karşılık veriyordu ve
gözleri kapanmıştı. Bir elim yanağında bir elim kalçasındaydı. Oldukça
sert tam kıvamında kalçası vardı. Masaj yapar gibi sıkıyordum. Diğer
elimi de yanağından göğsüne indirdim. Göğüsleri çok büyük değil ama
tazecik olduğu belliydi. Uçları da varla yok arasındaydı. Elimde zar zor
hissediyordum uçlarını.
Onu kendimden ayırıp elinden tuttum ve kapıya doğru yönelttim. İçeri
geçince halının üzerine hemen dizleri üzerine çöktü. Bende önünde
ayaktaydım. Bluzunu çıkardım. Omuzlarından düşen bluz o harika
omuzlarını çıkardı ortaya. Eğip öptüm omuzlarından. Kemerimi çözmeden
fermuarımı açmış erkekliğime ulaşmaya çalışıyordu. Dayanması zor
görüntülerdi. Koltuğa oturup elinden kendime doğru çektim ve kucağıma
oturdu, üzerimde yaylanıp bir eliyle erkekliğimi düzeltip yavaşça
üzerinde kaydı ve sanki bir yerine iğne batmış gibi ayhhh diye hafifçe
bir inlemeden sonra tamamen bıraktı kendisini ve ben oohh çok güzel
bebeğim diye cevap verdim.
Yavaş yavaş hareketlenmeye başladı, erkekliğimin üzerinde hafif hafif
oturup kalkıyordu. Alt dudağını ısırmış kafasını geriye doğru atmıştı.
Sarılıp sütyenini umuzlarından düşürdüm ve iki tane deniz kabuğunu
andıran göğüsleri ortaya çıktı. Gerçektende tazecikti ve daha tam
oluşmamış göğüs uçlarına kapandım hafiften. Mırıldandığını duyuyordum.
Çok sakin yavaş yavaş sevişiyorduk. Ben sanki film seyreder gibiydim.
Hareketlerini izliyor çıkardığı inlemeleri duymaya çalışıyordum.
Ellerinden tutup kendime doğru çekip erkekliğimden kaldırdım. Koltuğa
tutunmasını sağlayıp arkasına geçtim ve belinden yakalayıp kendime doğru
çektim. Bir eliyle erkekliğimi hedefine yasladı ve ben tamamen kendime
doğru çektim aynı sesi yine çıkarmıştı. Ayhhh evet diye inlemişti yine.
Ben hızlı bir şekilde gidip geliyor kalçasına her yaslanmamda sap sap
diye ses çıkıyor ve sürekli tempomuz artıyordu.
Bir elimle kalçasından tutarken bir elimle saçlarının içinden kafasını
tutuyordum. O ise alnını koltuğa dayamış güç alıyor, bir elini girip
çıkan erkekliğimde hissedebiliyordum. Küçük bir köpeğin çıkardığı
seslere benzer sesler çıkarıyordu. Bu çıkardığı sesler o kadar tahrik
etmişti ki beni hızla kendimi ona kilitledim ve boşalmaya başladım.
Erkekliğim içinde nabız gibi atıyor boşalıyordum. O vajinasını sıkıp
bırakıyor aldığım zevki kamçılıyordu. Onunda titrediğini boşaldığını
hissediyordum ve hala inliyordu. Kollarımı koltuk altından geçirip
kenetledim ve kucaklayıp içinden çıkmadan kendini koltuğa bıraktım ama o
hemen ayırdı kendini ve ayağa kalkıp odadan çıktı.
Ben kalp atışlarımın düzelmesini beklerken içeri geldi. Vajinasını
üstüne bir peçete koymuş peçete akan sıvılardan ıslanmış vajinasına
yapışmıştı. Yanıma oturup sönmekte olan erkekliğimi ağzına aldı ve
temizledi ve elindeki peçeteyle kuruladı resmen. Kolumu omzuna atıp
kendime yasladım. Omzunu okşarken yaklaşık bir yarım saat koltukta
öylece oturduk. Tuvaletim gelmişti ve yanından kalkıp tuvalete doğru
giderken arkamdaydı. Benimle birlikte tuvalete girdi banyoya daha
doğrusu. Klozetin kapağını kaldırdım ve tam işemeye başlayacakken elini
erkekliğime uzattı ve ben tutabilir miyim dedi. Gülümsedim. Tuvaletim
bittiğinde erkekliğimi hafif hafif salladı. Bende bişi yapacak sanmıştım
ama sadece beni çişe tuttu. Elimi yüzümü yıkarken duş almak ister misin
diye sordu. Seninleyse isterim dedim. Alçak bir küvet vardı.
Perdelerini açtı ve musluğa uzandı. Suyu ılıştırmaya çalışıyorken ben
arkasında kalçalarını seyrediyordum. Yumuşak hatları yumuşacık beyaz
teni çok güzeldi. Dönüp yüzüme baktı ve gülümsedi.
Küvetin içine adım attım ve elinden tutup dudaklarımı dudaklarına
yapıştırdım. Ayaklarımda ılık suyu dudaklarımda harika sıcak ve ıslak
dudaklarını hissediyordum ve kendi ayırıp ılık suyun dustan akmasını
sağladım. Ilık su üzerimizden akıp gidiyor ve biz öpüşüyorduk. Elime
sabunu alıp vücudunda gezdirmeye başladım. Diz çöküp bacaklarının
arasını sabunladım. Peçetenin kalan parçalarını temizledim. O ise yine
kafasını geriye atmış yüzüne vuran ılık suyun göğüslerinden aşağıya
süzüldüğünü görüyordum. Dudaklarımı vajinasına yaklaştırıp yalamaya
emmeye başladığımda bacaklarının titrediğini hissedebiliyordum. Ara sıra
aniden dizlerini kırıyor, düşecek gibi oluyordu.
Ayağını kaldırıp küvetin kenarına koydum ve kollarımı bacaklarını
etrafından sarıp iki elimle kalçalarında yakaladım. O ise üzerimden
uzanmış ellerini duvara koymuş, ağırlığını duvara vermiş, düşmemek için
direniyordu. Ben bir taraftan onun hareketlerini izliyor bir taraftan
ekşi tatlı vajinasının içine dil darbeleri atıyor klitorisini emiyordum.
İyice sertleşmiştim ve ayağa kalkıp dudaklarından öptüm. Yorgun bir
hali vardı ama bu zevk yorgunluğuydu ve kulağına ağzına boşalmak
istiyorum tatlım dediğimde diz çöküp erkekliğimi yalamaya başladı.
Ellerini hiç kullanmıyor dik duran erkekliğime dil darbeleri atıyordu.
Dudaklarını erkekliğimin ucuna dayadı, sanki öpüyor gibiydi ve ağzına
aldı. Resmen başımı döndürmüştü. Erkekliğimin bir kısmı ağzındaydı ve o
dilini öyle bir kıpırdatıyordu ki beni titretiyordu. Hemen gelmek
istiyordum. Ağzına boşalmak istiyordum. Emiyordu. Yalıyordu. Bir elini
yerden kaldırıp tetislerimi tuttu.
Sonuna kadar ağzına alıyor. Testislerimi okşuyordu. Resmen inletiyordu
beni. Dizlerimi hafifçe kırdım saçlarına yapıştım ve boşalmaya başladım.
Kendini geri çekti ve suratına doğru bir parça meni fışkırdı
ağzındakini diliyle dışarı doğru çıkardı ve devam et bebeğim deyip
kafasını erkekliğime doğru bastırdım ve tekrar ağzına aldı. Diliyle
erkekliğimin alt kısmını okşuyordu. Ayakta zor duruyordum ve o menileri
yutmuyor ağzının kenarından akıp gitmesine izin veriyordu. Daha fazla
dayanamadım ve dudaklarını erkekliğimden ayırıp diz çöktüm yanına.
Ilık su hala üzerimize akıyordu. Küvete yaslanıp uzandım, üzerime
çektim. Küvette yatıyorduk. Hiç konuşmadan elimi göğsüne atıp varla yok
arası göğüs uçlarını iki parmağımla sıkıştırıp belirginleştirmeye
çalışıyordum. Gözlerini kapamış başını omzuma yaslamış tahrik edici bir
şekilde mırıldanıyor inliyordu. Başımı çevirip kulak memesini emmeye
başladım. Bundan çok hoşlandığı belliydi, sesi daha yükselmiş artık
tamamen inler olmuştu. Elimi aşağıya kaydırdım ve kalçasına geldiğimde
elimi geçirebilmem için kalçasını hafifçe yukarıya kaldırdı. Parmağımı
kalçalarının arasına sokup arka deliğini bulduğumda hafifçe gözlerini
açtı ve onu incitmeden hafif hafif masaj yapmaya başlayınca gözlerini
tekrar kapadı. Kulak memesini emiyor göğüs ucunu sıkıyor ve arka
deliğine masaj yapıyordum.
O ise inliyor, düzensiz bir şekilde nefes alıp veriyordu. Göğsümdeki
elimle elini tutup klitorisinin üzerine getirdim ve o da hemen kendine
masaj yapmaya başladı. Artık zevk alabileceği her yer uyarılıyordu. Bu
şekilde doruğa ulaştı titreye titreye. Suyu kapattım ve küvetten çıktım.
O hala küvetin içinde yatıyordu. Kapının arkasındaki havluya uzandım.
Ve üzerimdeki suları söyle bir sildikten sonra elinden tutup ayağa
kalkmasına yardım ettim. Havluyla onu kurularken göğüslerinde su
damlacıklarını dilimle aldım. Gülümsüyor ve ben bu kadar güzel
gülümseyen ve gülümsediğinde bu kadar sevimli olan bir kadın
tanımamıştım hiç.
Havluyu beline sarıp kapıyı açtım, arkasından sarılıp göğüslerini tuttum
ve kulağına üşümesinler ben koruyayım onları dedim. Kenetlenmiş bir
biçimde antreyi geçtik ve girdiğimiz oda onun odasıydı. Küçük bir oda,
yatak, küçük bir masa ve bir gardrop vardı. Ortada kalan alan ancak iki
kişinin zar zor döneceği kadardı. Yatağa oturdu. Burada yatmak ister
misin dedi. Evet dedim ve yanına oturup dudaklarından öptüm. Yatağa
uzandığımızda ancak sığabiliyorduk. Birbirimize yapışmış vaziyette
koklaşıyor öpüşüyorduk. Dayanmak imkansızdı. Yorgun ve uykusuzdum, fakat
bu kız çok ateşleyiciydi. Erkekliğim hareketlenmiş ve bu hareketlere
karşılık bulmuştu. Bacağını hafifçe havaya kaldırıp elimi bacağının
arasından geçirip parmağımla arka deliğini bulmuştum. Hala öpüşüyor ve
parmağımı arka deliğinden içeri yollamaya çalışıyordum. Yatakta ayağa
kalktı ve arkasını dönüp başımı bacaklarının arasına alıp yüzümün
üzerine doğru çöktü. Erkekliğimi ağzına aldı. Ben bir yandan klitorisini
emiyor bir yandan da parmağımla arka deliğini zorluyordum.
Evet bu sabah anal yapacaktık. İnliyor mmmm mmmm mmmmm diye erkekliğimi
ağzından bırakmıyordu. Üzerimden yana doğru indirdim ve yan yatırdım.
Kafamı bacaklarını arasına soktuğumda bacağını havaya kaldırıp dizinden
kırdı ve rahatça ulaşmamı sağladı. Vajinasına dimi sokup onu titretene
kadar yaladım. Arka deliğine yöneldim. Tertemiz ve mis gibi kokuyordu.
Tiksindirici bir şey olmadığından arka deliğine dilimle masaj yapmaya
başladım. Sibel inlemeye devam ediyor o inledikçe ben daha fazla tahrik
oluyor ve dilimle daha fazla baskı yapıyordum. Hadi artık lütfen
dediğinde kendimi ayırdım. Yüz üstü yatağa yatırıp kalçalarını yukarı
kaldırmasını sağladım Sibel yastığa sarılmış yüzünü yana çevirmiş
kalçaları havada bekliyordu. Parmağımı arka deliğine getirip içeriye
doğru ittim. Hiç direnmiyor aksine kendisini geriye doğru esnetiyordu.
Parmağım arka deliğinin içindeydi ve yavaş yavaş oynatıp çevirip
gevşemesini sağlıyordum. Parmağımı çekip aldım ve erkekliğimi arka
deliğine yasladım. Sibel nefes almıyor nefesini tutuyordu.
Sakin ol tatlım nefes al dediğimde kendisini biraz salmıştı seni
incitmeyeceğim tatlım dediğimde yavaş yavaş yükleniyordum. Kendisini
istemeden de olsa sıkıyor girişimi zorlaştırıyordu. Üzerine doğru uzanıp
hiç kıpırdamadan gevşemesini bekliyordum sırtını okşuyordum. Uzanıp
ellerini geriye doğru çekip iki elimle ellerini belini üzerinde
kenetledim kelepçeli gibi duruyordu. Bileklerinden tutup yavaş yavaş
yüklenmeye başladım ve kalçasının üzerine sıkı bir şaplak attım.
Şaplağın etkisiyle ne olduğunu anlamadan kendisini saldı ve aniden içine
girdim. Resmen haykırdı. Hiç kıpırdaman bekliyordum. Kasılıyordu.
Acıdığı belliydi. İnliyordu, lütfen dedi. Yavaş yavaş hareketlendim
acıdığı belliydi uluyor inliyordu. Ellerini serbest bıraktım. Yüzünü
yastığa gömmüş tırnaklarını yastığa geçirmiş belli belirsiz sesler
geliyordu.
Arkasında sımsıkı bir deliğin içinde gidip geliyordum. Kalçaları,
duruşu, inlemeleri beni çok tahrik ediyor o hırsla hızlanıyordum. Yavaş
yavaş alışmış zevk almaya da başlamıştı. Daha hızlandım. Bu hepsinden
farklıydı, zevk ve acı iniltileri çığlıkları birbirine karışmıştı
Sibel’in. Bense hızlı bir şekilde gidip geliyordum arkasında. Hadi artık
hadi diye inlemeye başladığında benim içinde son noktayı koymuştu. O
kadar tahrik olmuştum ki arka deliğine boşalmaya başlamıştım. Ama hiç
durmak istemiyor onu daha saatlerce bu şekilde inletmek istiyordum. Ama
dayanmak imkansızdı. Arka deliğini sıkıyor aldığım zevkten gidip gelemez
olmuştum. Erkekliğimi içinden çıkarıp yarı yatağa yarı Sibel’in üzerine
attım kendimi. Erkekliğim hayret verici bir şekilde kaskatı duruyordu.
Sibel yatakta doğrulup eliyle erkekliğimle oynuyor sertliğine anlam
veremiyordu aslında bende öyle.
Uzanıp dudaklarının arasına aldı ve emmeye başladı. Büyük zevk, sanki
acı duyar gibiydim. Beni resmen inletiyordu, ne kadar emdi bilmiyorum
ama resmen zevkle karışık acı duyuyordum. Şakaklarım zonkluyordu,
sürekli titriyordum. Tekrar boşaldım boşalmasına ama tek damla meni zar
zor gelmişti. Yanıma uzandı. Saate baktım saat sabahın 8:30 uydu ve işe
gitmeliydim. Kalktım hemen duş alıp Sibel`in dudağından öptüm. Gözlerini
açtı, işe gitmeyecek misin dedim. Saat 3`te dedi ve akşam gelicek misin
diye sordu.
Gülümsedim ve hemen evden fırladım. Apartmanda kadının biri merdivenleri
siliyordu. Kafasını kaldırıp bana baktı. Ben hiç yüzüne bakmadan
apartmandan çıktım. En zor gündü işyerinde, uykusuz, yorgun. Akşamı zor
ettim eve kendimi attığımda ayakta uyur haldeydim. Saat 12 gibi kalkarım
deyip yattım. 12`de kalkmalıydım. Sibel beni bekliyor olacaktı